29 Ekim 2011 Cumartesi

İstanbul'da finalin adı kondu

İstanbul’da Şampiyona’nın 5. Günü yarı final maçları ile başladı. Gün, tenisin üvey evlat muamelesi gören çiftler kategorisindeki ilk maç ile, Peschke/Srebotnik ikilisinin King/Shvedova çiftine karşı aldığı galibiyet ile başladı. Günün teklerde ilk yarı final maçında ise sezonun Wimbledon şampiyonu Çek Petra Kvitova ile Amerika Açık şampiyonu Avustralyalı Samantha Stosur karşılaştı.
Kvitova yarı finale çok motive bir şekilde fırtına gibi başladı desek yeridir, hemen maçın başında servis kırarak 2-0 öne fırladı, bundan sonra toparlanan Stosur, Kvitova’nın returnlerini savuşturup servis attığı oyunlarda kalmayı başardı, rakibinin servisini de kırarak ilk sette 5-4 öne geçmeyi başardı ve arkasına bakmadı. 21 yaşındaki Çek tenisçi dün Radwanska’ya karşı kötü başladığı maçta toparlanarak Polonyalıyı finallerin dışına itmişti, bugün ise rüzgarı arkasına alarak başlamasına rağmen baştaki fırtına yön değiştirdi, bir anda basit hataları artmaya başladı ve ilk seti 7-5 kazanan taraf Stosur oldu.
İkinci sette kendine gelen Kvitova hatalarını dizginleyip, iyi yaptığı işleri korta yansıtınca 6-3 ile maçı 3.sete taşıdı. Son sete tam olarak terminatör modunda giren Çek oyuncu 5-0 ile final kapısını ardına kadar açmış oldu. Finale tek oyun kalmıştı ki böyle kaliteli bir tenis maçına yakışır şekilde Samantha korta direnç koymayı başardı ama yeterli olmadı, karar setini de 6-3 ile kazanan Kvitova kariyerinde ilk kez katıldığı Sezon Sonu Şampiyonası’nda adını finale yazdırdı.
Petra’nın özellikle balyoz menşeili çift el backhand vuruşları Radwanska ve Wozniacki’yi tarumar etse de bugün Stosur gibi güçlü bir raket karşısında etkisini biraz kaybetti diyebiliriz fakat çok yönlülüğünü, 2000lerin başında Williams kardeşler ile başlayan power tenisin temsilcilerinden Samantha Stosur karşısında korta çok iyi yansıttı, gerek winnerları gerek aceleri, özellikle de returnleri ve file önü puanlarıyla WTA’in geleceği bu kızda diyebiliriz. Zaman zaman öyle bir maç izledik ki file önünde smaç ile bitirilen topları toplamaya tribünler de katılmak durumunda kaldı.
Teklerde yarı finalin diğer ayağında ise Belaruslu Victoria Azarenka, Rus Vera Zvonareva ile mücadele etti. Ülkemize geldi geleli her attığı adım olay olan Sharapova’nın son maç öncesinde sakatlığını öne sürerek turnuvadan çekilmesi ile Şampiyona’ya yedek olarak katılan Fransız Marion Bartoli grubun son maçında ilk iki maçını kazanarak yarı finali garantilemiş olan Azarenka’ya rakip oldu. Belki de bir tenisçinin şu şartlarda karşılaşmak isteyeceği son oyuncu Bartoli zira gerek rakibini gerek izleyenleri dahi yoran hareketliliği, Belaruslu raket için zaten formalite icabında olan maçı angaryaya çevirdi. 2 saatten uzun süren maçın sonuna doğru, Viki’nin yüz ifadesi her şeyi özetledi. Zvonareva tarafında ise yarı final öncesi ipler kendisinin elinde değildi, grupta aldığı tek galibiyet sonrasında bir anlamda averaj hesabı ile adını yarı finale yazdırmıştı.
Maçta Zvonareva’nın performansına baktığımızda elenen Radwanska’ya yazık oldu diyebiliriz, şu maçta yine harika bir direniş izleme fırsatından mahrum kaldık. İlk set karşılıklı servis kırmalarla başladı ancak daha sonra Azarenka direksiyona geçerek rakibine 6-2’lik üstünlük kurdu. İkinci sette de yine yolladığı winnerlar dışında maçı alıp götürebilecek ışığı hiç gösteremedi Vera. Neticede 6-3 ile ikinci seti de kazanan Belaruslu raket Victoria Azarenka finalde Petra Kvitova’nın rakibi oldu. Grup maçlarında gösterdikleri performans ile beklenen final de gerçekleşmiş oldu.
Günün özetini yapacak olursak, yarı final gününde Sinan Erdem’i hıncahınç dolduran taraftar önce aperitif olarak çiftler yarı finalinde Peschke/Srebotnik ikilisinin galibiyetini izledi, ana yemekte ise harika bir Kvitova-Stosur ziyafeti çekerek tenise doydu, ardından Azarenka’nın Zvonareva önünde zorlanmadan aldığı galibiyeti ise tatlı niyetine koltuklarına şöyle bir yaslanarak keyifle izledi. Enfes bir tenis ziyafeti çekip daha fazlasını istemeyen çoğu taraftar ile hiçbir tv kanalının da yayınlamaya gerek görmediği gecenin son maçında çiftler yarı finalinin diğer ayağında ise Huber/Raymond ikilisi Dulko/Pennetta çiftini geçmeyi başardı. Sonuç olarak Cumhuriyet Bayramımızın 88. Yılını kutladığımız, kadın tenisinin en üst seviye isimlerinin korta çıktığı bugün, top toplayıcı çocukların ay yıldızlı t-shirtler ile kortta koşturduğu ve tribünlerin kırmızı ağırlıkta olduğu bir bayram gününde tıka basa tenise doymuş olduk.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder